26 Nisan 2011 Salı

Photoworld Fotoğraf Kursu




Uzun süredir fotoğrafçılıkla ilgilenmeyi düşünüyordum. Bu kapsamda önce uzun arştırmalar neticesinde karar verdiğim bir DSLR makine aldım. Aldığım makine Nikon D90 18-105mm Lens kit ile birlikte hoş bir makine tabiki hakkını vermek için bir Amatör Fotoğrafçılık seminerine katılmaya karar verdim. Bursa'da bu işi uzun yıllardan beri yapan Bufsad'ın kurslarına katılmayı düşünürken bir AVM'de Photoworld 'ün hazırladığı bir fotoğraf sergisini gezince bu kurumun açmış olduğu kurslar hakkında bilgi aldım ve kayıt oldum.


Hocamız Yalçın Kesen farklı analatım tarzıyla önümüzde yeni bir vizyon açtı, uygulama eğitimleriyle artık vizörden nasıl bakmak gerektiğini biliyoruz. Bundan sonra iş bol çekim yaparak kendimizi geliştirmeye kalıyor.


Kurs süresince çektiğim bazı fotoğrafları paylaşıyorum.




















25 Nisan 2011 Pazartesi

SUPER VPN Hizmeti







Geçenlerde ben de teknolojideki Apple devrimine kendimi kaptırarak yeni çıkan IPAD 2 lerden bir tane edindim kendime. apple dünyası ile ilk tanışmam olması sebebiyle hemen neler yapabileceğime şöyle bir baktığımda hayal gücünün sınırsız olduğuna karar verdim. Itunes hesabı ve bir kredi kartınız varsa işlem tamam ama kendinizi oyunlara, programlara çok kaptırırsanız kredi kartı ekstrenizin kabaracağı garantidir.



Araştırma yaparken her ülkenin Itunes mağazasının farklı olduğunu ve telif hakları yüzünden Amerika'da yaşamıyorsanız (aslında amerikan kredi kartı ve adresiniz yoksa demek istiyorlar) bu imkanlardan yararlanamıyorsunuz.



Tüm popüler dizilerin bedava izlenebildiği, ABC player, nbc, hulu vb. uygulamaları ancak amerikan itunesine üye olusanız indirebiliyorsunuz.


Diyelim Amerika'da amcanız var size kredi kartını verdi ve indirdiniz programları ama derdiniz yien bitmiyor program bağlandığınız IP adresinden sizin amerikada olmadığınızı anlıyor ve yine açmıyor programı. Peki demokrasilerde çare tükenir mi? TAbiki tükenmez o zaman da devreye VPN yani Virtual Private network siteleri devreye giriyor.


Bu siteler size amerikada yerleşik bir US IP adresi sağlıyorlar. Bu sayede bu programlar sizin amerikada olduğunuzu zannediyor.




Bu hizmeti veren en iyi site is SUPER VPN SERVICE sitesi.






linkinden ulaşabileceğiniz bu site size sadece erişemediğiniz ipad programlarına erişim değil tüm internet sitelerine iz bırakmadan girembilmenizi sağlıyor.



Özellikle torrent sitelerine bağlanıyorsanız SuperVPN hizmetinden faydalanmanızı öneririrm.




Evinizdeki PC'ler gibi cep telefonları da bildiğiniz gibi artık internete bağlanabiliyor ve attığınız her adım takip edilebiliyor. Girdiğiniz her site kaydediliyor.




SUPER VPN hizmetiyle tamamen anonim internet gezintisi yapabilirsiniz












Firma üyelerine






24 * 7 Teknik Serviz






Anonim Internet Gezinti İmkanı






Bant Genişliği Sınırlaması olmadan






%99 server çalışma garantisiyle çalışma imkanı veriyor.






128 bit şifreleme






Kolay kullanım arayüzü






ISP nizin koyduğu kısıtlalamalır aşan






ISP Firewall'unu aşmanıza imkan tanıyan






%100 anonim yüksek hızlı internet erişimi






Windows/Linux ve MAC OS uyumlu bilgisayarlarda






Android/ Blackberry/IPHONE/Windows/Symbian tüm mobile cihazlara uyumluluk sunmaktadır.







Tam yazıyı kapatıyordum ki sık sorulan sorular bölümünde şu soruya rastladım









Will the VPN service work with xbox, ps3, apple tv



YES






bu da demek oluyor ki evinizde ps3 varsa internet üzerinden satılan oyunlara da erişebilirsiniz






Söz kısası: Super VPN = Super Service



































12 Nisan 2010 Pazartesi

Adil Kullanım Şartı / Fair Use Policy

Geçen günkü yazımda Adil Kullanım Şartı ile geniş bant hizmeti veriyorum diyerek vatandaşın nasıl kandırıldığını yazmıştım. Bu Geniş Bant Internet Hizmeti (ADSL, Kablo, Fiber optic vb.) bizim icadımız olmadığı için bu Adil Kullanım Şartı'nı da onlar bulmuştur diğerek kısa bir araştırma yaptım.

İngiltere örneğine baktığımızda Adil Kullanım Şartı/ Fair Use Policy şöyle uygulanıyor;

Örneğin;İngiltere'de Virgin Media Fiber Internet hizmeti veriyor.

Paket Fiyatlarını Superonline ile karşılaştırarak aşağıda veriyorum

Adil Kullanım Şartlı Paketler

Virgin 10 Mb/s Aylık 20 Pound = 48 TL

Superonline 10 Mb/s Aylık 49 TL


Adil Kullanım Şartı ile ilgili uygulama şöyle işliyor.

Virgin Media

Gündüz 10:00 -15:00 = 3 Gb
Akşam 16:00 - 21:00 = 1,5 Gb

Yukarıdaki saat aralıklarında ilgili data indirildikten sonra maksimum 5 saat süreyle indirme hızınız % 75 indiriliyor yani 10 Mb/s hız 2,5 Mb/s oluyor.

Dolayısıyla kalan 14 saat her halükarda tam kapasite kullandığınız gibi hız düşürüldüğünde makul bir seviyeye indiriliyor.

Kısa bir hesap yapacak olursak; 10 Mb/s hattın aylık maksimum indirme kapasitesi 86 Gb/gün ya da 2,5 TB/ay'dır.

Adil Kullanım Şartıyla bu kapasite 73 Gb/gün ya da 1,75 TB ay olarak gerçekleşmektedir.

Superonline Fiber

10 Mb/s bağlantı 50 Gb data indirdiğiniz an %95 oranında tüm ay için 512 Kb/s'ye düşürülüyor.

Bu uyanılıktan, şark kurnazlığından öte bir şey değildir. Daha ağır ithamlarda bulunmaya terbiyem müsade etmiyor. Bu kadar enayi yerine konulmaya da isyan etmek istiyorum.

Tam Sınırsız Paketlerin fiyatlarından örnek vererek yazıya son vermek istiyorum.

Virgin Media 50 Mb/s ===> 38 Pound = 91 TL

Superonline 50 Mb/s====> 399 TL

9 Nisan 2010 Cuma

Fiber Optik Kandırmacası ya da 1 Mb > 10 Mb

Daha önce Türk Telekom'la Sınırsız (!) Internet yazısında Telekom'un sınırsız adıyla sattığı ancak ADİL KULLANIM ŞARTI diye bir bahaneyle aslına yüksek kotalı bir bağlanıt sattığını belirtmiştim. 8 Mbs Hızlı internet, çok ucuza, 49 TL diye bir bakıyorsunuz aslında 50 gb indirme sınırı var. Bunu aşarsanız hızınız tarih öncesine (!) 512 kbs'düşüyor.

Şimdi yükselen yeni trend Superonline Fiber Optik bağlantıyla bir zoru başararak büyük şehirlerde her kapıya yeri kazarak fiber optik kablo döşüyor hatta apartmanların içine dağıtım kutularını koyup evinize kadar kablo çekmeyi taahhüt ediyor.

Geçen yıla kadar sınırlı bölgede verdiği hizmetin bedeli çok rekabetçiydi. 10 Mb/s SINIRSIZ bağlantı 49 TL'ydi. Bizde son 3 aydır bulunduğumuz semtin yollarının kazılmasını, ara bağlantıların yapılmasını, apartmanlara hatların çekilmesini çocuk sevinciyle bekledik. Tam kapıya hizmet geldi derken bir de bakıyoruz 15 Nisan 2010 'dan itibaren mevcut tarife değişiyor.

Türk Telekom uyanıklığı burada da devreye giriyor ve 10 Mb/s sınırsız tarife'ye gıcık olduğum ADİL KULLANIM ŞARTI geliyor. Neymiş diye bakıyoruz; 50 GB indirme hakkınız var, bu dolunca tarih öncesine 512 Kb/s tarifeye düşürülüyorsunuz.

10 Mb/s TAM SINIRSIZ (onlar profesyonel kullanıcı diyorlar) almak isterseniz tarife 99 TL 'ye
yükseliyor.

10 Mb/s Tam Sınırsız bağlantı ile günde 86 Gb ayda 2,5 Tb veri indirebilirsiniz.

Ama SÖZDE SINIRSIZ (bu tabiri de ben buldum !) tarifede yaklaşık 1.gün 16. saatte bağlantı hızınız 512Kb/s'e düşecektir. Dolayısıyla bu bağlantı hızıyla kalan 29 günde maksimum 125 Gb + 50 GB (1.gün indirdiğiniz) veri ile Toplam 175 Gb veri indirebilirsiniz.

Benim gibi TTNet 1 Mb/s gerçek sınırsız bağlantınız varsa ayda yaklaşık 250 GB veri indirebilirsiniz.

Bu da demek oluyor ki 1 Mb/s Adsl > 10 Mb/s Fiber optik


Superonline ilave vereceği hizmetlerle (voip, iptv vb.) paketi verimli hale getirebilir diye düşünüyordum ama ilk sinyaller bunlara da ek ücretler talep edildiği yönünde.

Bu fiyat politikasıyla ile benim internet bağlantısını değiştirmem pek mümkün gözükmüyor.

Dolayısıyla önemli olan HIZI DEĞİL / İŞLEVİ :)

10 Eylül 2009 Perşembe

Scart to Component Kablo'nun düşündürdükleri


Bilgi sahibi olmadan Fikir sahibi olanlar ülkesindeyiz bildiğiniz gibi.
Ve bu fikir sahiplerinin söylediğini kesin doğru kabul edip sorgulamayan insanlar dolu çevremizde.
Geçen gün yine bunu kanıtlayan bir olay yaşadım.
Dreambox benzeri bir Linux tabanlı Uydu alıcı aldım evime. Kurulumu yapan uyducu arkadaşla bağlantı çeşitlerini konuşurken bunlarda da Component bağlantı olmuyor galiba dedim. "Onlar HD kutularda var abi, bunlar digital kutu değil" gibi bir cümle kurunca daha fazla konuyu uzatmadım.
Cihazın üzerinde Scart ve Composite çıkışlardan composite olana bağlayıp çekip gitti arkadaş.
Ben her zamanki merakımla kullanım kılavuzunu incelerken cihazın Scart çıkış üzerinde Component bağlantıyı desteklediğini hayretle keşfedip sevindim.
Hemen internetten Scart to Component kablo aramaya başladım. Hemen de buldum ama hafta sonu araya girdiği için sipariş versem geç gelir ben bunu nasıl olsa çok meşhur ve mega elektronik mağazalarında bulurum diye düşünüp düştüm yola.
Electroworld, Teknosa, Media Markt ve Bimeks mağazalarına gidip derdimi anlattığımda kimse böyle bir bağlantıdan ve kablo çeşidinden haberdar değildi.
Yolumu Elektronikçiler Çarşısına yönelttim çeşitli mağazalardan aynı şekilde refüze olduktan sonra işi sadece kablo (!) satmak olan bir mağazaya girdim. Satıcı arkadaşa derdimi anlattım composite mi abi dedi ? Hayır kardeşim component dediğimde, o dijital bir kablo, siz yine sorun ama öyle bir kablo olmaz dedi ukala ve çok bilmiş tavırla.. Daha fazla sinirlenmemek için satıcıyı kompozit kablolar arasında bırakıp çıktım dönmemek üzere bu çarşıdan. Yaptıkları işe saygısı olmayan, kendisini geliştirmeyen ve cahil cesaretiyle dolu insanlarla işim olmaz artık.
Standart bir görüntüyü aktarmak için tek kablo ve stereo ses için 2 kablo yani toplam 3 pin yeterken, neden 21 pin'li Scart diye bir çıkış standartı olduğunu, bu çıkışlardan ne gibi out lar alınabileceğini bilmeyince ama en önemlisi kendi işini öğrenmeyince bu gibi durumlarla hayatın her anında karşılaşmak olasıdır.
Size tavsiyem işin uzmanıyım diyen herkese inanmayın mutlaka bir araştırın.
Bu arada bahsettiğim component bağlantı hem analog hem digitla HD yayınları birlikte destekleyen bir kablodur. HDMI çıkıştan sonra en kaliteli görüntü alabileceğiniz aktarım biçimidir.
Ses ve görüntü aktarmakta herzaman cihazlarınızın desteklediği en yüksek standartı kullanın.
Kötüden iyiye sıralarsak;
Görüntü için:
1 Composite
2 S-Video
3 Component
4 DVI/HDMI
Bu arada yukarıda resmi olan bahsettiğim kabloyu bu linke tıklayarak alabilirsiniz.

27 Ağustos 2009 Perşembe

Mil Programlarındaki Hassas Noktalar

Kredi Kartları ilk çıktığından bu yana çeşitli ödül programları uygulanagelmiştir. Bizde de önce katalog sistemiyle mixer, fritöz vb. dağıtmışlardı yıllarca hatırlarsınız.

Yanlış hatırlamıyorsam Bonus Card'ın ilk çıkışıyla ödül sistemi artık yerini karşılığpı nakit olan puan sistemine bıraktı. Artık yaptığınız alışveriş kadar puan kazanıyorsunuzz ve karşılığında kazandığınız puanların para değeri kadar alışverişi bedava yapabiliyorsunuz.

Ancak bankalar bu sistemi öyle karmaşık hale getirdi ki işin içinden çıkmak için ileri matematik bilmek gerekiyor. Aslında bu sistemler ilk çıktığında yaklaşık alışverişin %1 'ne denk gelecek bir puan verilirdi. Eğer anlaşmalı işyeri değilse bu oran %0,5 (binde 5) ' düşerdi. En son kendi bankamın ekstresini incelediğimde %1 gibi rakamların çok nadir uygulandığını çoğunlukla %025 (binde 2,5) değerinde puan verildiğini tesbit ettim ve ekstre ortalaması %0,5 (binde 5 ) civarında gerçekleşmişti. Yani 3.000 TL'lik bir harcama karşılığında 15 TL gibi muhteşem (!) bir bonusum olmuştu. Genel harcama ortalamamın 1500 TL civarında olduğu düşünüldüğünde bu rakam daha dramatik 7,5 TL'ye düşer ki yılda 90 TL gibi bir fayda sağlar kart ücreti olarak 55 TL 'den az bir para vermediğimize göre (gerçi kavga döğüş bazı bankalardan sildiriyoruz) bu işten aslında sadece bankalar karlı çıkıyor.

Mil Programları da eskiden daha marjinal uçakla seyahat edebilen kitle için dizayn edilmişti. Ancak uçakla seyahat eden kitlenin artışı ve THY'nin kendi mil programına kredi kartı şirketi (Shop and Miles) dahil etmesiyle ödül mil programları canlandı. İlk ihale sonrası bu piyasaya girmek isteyen diğer bankaların teklifleriyle Shop and Miles programı çok cazip bir ürün haline geldi. En son 2008'de yapılan ihalede 3 yıl daha uzatmak için Garanti Bankası'nın THY'ye 170 milyon EUR ödediği konuşuluyor.

Ancak ödenen yüksek fiyatların bu kartı kullananlara yansımaması düşünülemezdi ve öyle de oldu. Bu kart ilk çıktığında her 1 TL'lik harcama için yanlış hatırlamıyorsam 2 mil kazanılıyordu bu yıllar içinde önce 1,5 ve şimdi 1 mile düştü.

Basit hesaplamayla İstanbul-Londra (gidiş dönüş) bileti için gerekli 20.000 Mil için 20.000 TL'lik harcama yapmanız gerekiyor. İş harcamayı yapmakla kalmıyor THY ödül biletleri her uçakta belli sayıda veriyor yani her istediğiniz anda uçamıyorsunuz. Bildiğiniz gibi tüm hava yolları uçuşlarda koltuklara farklı fiyatlar uyguluyor koltuklar doldukça ve uçuşa yaklaştıkça fiyatlar artıyor. Ödül bilet de aslında o uçuşun en ucuz koltuğu ve ilk tükenen o biletler oluyor. Ödül bilete yer varsa o uçuşta en ucuz koltukda var olarak kabul edilebilir.

Yine aynı örnekten hareketle bugün 27/08'de Londra 'ya ödül bilet almak istediğimde en erken 28/09'da bulabildim. Aynı gün yani 28/09 THY ile aynı uçağa para verip bilet alsam 199 TL bilet + 188 TL vergi = 387 TL ödeyecektim.
Ödül bilet kullandığınızda bu miller sadece bilet bedelini karşılıyor vergi tutarını ekstra ödüyorsunuz.

20.000 mil = 200 TL'lik bilet (20.000 TL'lik yani harcamanızın %1'i) + 188 TL vergi ödediğimiz için bunu da mile uyarlarsak bir Londra bileti = 38.700 Mil'e eşdeğerdir diyebiliriz.

Garanti en son ihaleyi de alınca rakip bankalar birer birer kendi mil programını uygulamay koydu. Wings-Akbank, Adios-Yapı Kredi, Maximiles-İş Bankası bunlardan bir kaçı.

Bu kartların ortak özelliği istenilen hava yolundan bilet alınabiliyor. Harcama karşılığı aldığınız puana mil deniyor. Bu milerler bu kredi kartının danışmanlık hattından ya da internet sitesinden ödül bilet alabiliyorsunuz.

Bir örnek üzerinden karşılaştırma yapacak olursak. Maximiles programı ile her haramanın %1'ikadar mil kazanabiliyorum. Yani 100 TL = 1 Mil, harcarken de 100 mil = 100 TL'lik bile ancak yurt dış uçak biletleri alırken miller 1,5 ile çarpılıyor. Yani 100 mil = 150 TL'lik bilet.

Yukarıdaki örnekten hareket edecek olursak aynı bileti Maximiles'dan 25.800 TL'lik aharcama karşılığı kazanacağım 258 Mil * 1,5 = 388 Mil/TL ile alabilirdim.

Bu örnekten hareketle son söz olarak söyleyeceğim şey şudur. Eğer seyahat amaçlı Mil biriktiriyorsanı mutlaka alternatifleri değerlendirin.

6 Ağustos 2009 Perşembe

Borsada 30 Milisaniyelik Avantaj


Zamanın kıymetini anlatan şu zincir maili mutlaka görmüşsünüzdür.


"Bir yılın değerini" tek ders yüzünden sınıfta kalmış bir öğrenciye sorun.

"Bir ayın değerini" bebeği erken doğmuş bir anneye..

"Bir haftayı" bir haftalık dergi editörüne..

"Bir dakikayı" otobüsü kaçıran yaşlı amcaya..

"Bir saniyeyi" trafik kazasında hayatta kalmış insana..

"Saniyenin binde birini" olimpiyatlarda yüz metre finalinde gümüş madalya kazanmış bir sporcuya sorun..


Saniyenin binde birini bilmem ama saniyenin 30'da biri zamanda nasıl milyon dolarlar kazanılıyo öğrenince ağzım açık kaldı.


NewYork Times'da 24/07/2009'da yayınlanan haberi özetleyerek sizlerle paylaşmak istiyorum.


BU Goldman Sachs gibi yatırım bankalarının / hedge fonlarının nasıl olağanüstü kar ettiklerini çalışanlarına olağanüstü primler ödediklerini merak ediyorsanız işte cevaplardan biri:


High Frequency Trading - Yani yüksek hızlı senet alım satımı. New York Borsası gibi bazı borsalar seans başlamadan önce Hızlı Yatırımcı tabir edilen kişilere sisteme girilen ilk emirleri herkesten 30 milisaniye önce görme hakkı tanıyor. Süper hızlı bilgisayar özel hazırlanmış algoritmaları ile bu ilk emirlere göre karşı emirler girip hisse başı bir kaç sentlik karlarla işlem yapıyorlar. Birkaç sentlik karlar milyonlarca hisse senedi göz önüne alındığında korkunç rakamlar ediyor tabiki.


İşin nasıl yürüdüğüyle ilgili aşağıdaki tabloya bakabilirsiniz.